Biz Kimiz?


Günümüz tüketim toplumlarında gıdaların tüketiciye sunuş biçimi endişe kaynağı olmaya başladı.
Gıdalar değerini kaybetmiş, insan sağlığına zararlı bir nitelik kazanmış olarak sunulmaktadır.
Raf ömrü endişeleri gıda değerinin önüne geçmiş durumdadır. Raf ömrünü uzatabilmek için, insan sağlığına zararlı yapay koruyucular kullanılmaktadır.
Yoğun kültürleme veya aşırı rafine etme, gıdaların besin içeriğini azaltırken, insan vücudunun gereksinim duyduğu mineralleri de yok etmiştir.
Sonuçta, doymuş yağ ve tuz açısından fazla, A, C ve E vitaminleri ile folik asit yönünden yoksul beslenme insan organizmasının savunmasını çökertmeye başladı.
Vücudun üretemediği ve dışarıdan alınması gereken temel yağ asitlerini içeren, beslenme şekli ve sağlığa destek olan ürünler kullanmaya başlamak önemli bir adımdır.
 
Türkiye hem tıbbi bitki varlığı açısından, hem de meyve üretiminde dünyanın ilk sekiz ülkesi arasındadır.
Endemik bitkilerin çoğu, doğadan kontrolsüz bir şekilde toplanarak, kurutup drog ihraç ediliyor.
Meyve, kabuk ve çekirdekleri ise, birkaçı dışında, ya yakılıyor ya da çöpe gidiyor.
Oysa, bu bitki ve çekirdeklerden elde edilen doğal ve esansiyel yağlara insanların gereksinimleri vardır.
İşte “tabia” bu gereksinimden doğdu.
Araştırma Şirketleri, Üreticiler, İnsan Sağlığı ile görevli Eczacılar ve Tüm Ecza Kooperatifleri Birliği bir araya gelerek bu girişimi başlattı.
Girişimin amacı, doğadan geleni, doğal yollarla kullanıma sunmak.